11 Aralık 2014 Perşembe

Pendik'te Filmleri Aratmayan Kuyumcu Soygunu Kamerada


Tuzla’da, maskeli ve pompalı tüfekli şahısların kuyumcu dükkanını soyması, güvenlik kameralarına yansıdı. 1,5 ay ay önce gerçekleşen soygun, film karelerini aratmadı. Soyguncular, ateş açarak girdikleri kuyumcudan yaklaşık 300 bin liralık altını alıp kaçtı. Önceki gün de Pendik’te yine soygun dehşeti yaşanmış, pompalı tüfekle ateş eden şahıslar kuyumcuyu soymuştu.

Olay, 25 Ekim günü Tuzla’da meydana geldi. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde; saat 17.55 sıralarında kuyumcu dükkanının önünde duran lacivert renkli bir otomobilden inen maskeli ve pompalı tüfekli 3 kişi, hızla kuyumcuya yöneliyor. Bu sırada kapının önünde oturan dükkan çalışanı Adem Çakır, kendisine doğrultulan tüfekleri görünce oturduğu sandalyeden hızla kalkarak son anda bitişikteki tadilat yapılan dükkana asılan naylonun altından kaçıyor. Çakır’ın bu sırada ayağından çıkan ayakkabısının da kaldırımda kaldığı görülüyor.

Soygunculardan biri dışarıda beklerken dükkandan içeriye giren 2 soyguncudan biri önce tavana pompalı tüfekle bir el ateş ediyor. Daha sonra tüfekleri dükkanın ortaklarından olan Ali Tokmak’a doğrultan soyguncular, yanlarında getirdikleri çantayı Tokmak’a atarak doldurmasını istiyor. Tokmak çantayı doldururken, Tokmak’ın yeterince hızlı olmadığını düşünen zanlılar çantayı kendileri doldurmaya başlıyor. Vitrinde bulunan onlarca bileziği ve diğer altın takıları hızlı bir şekilde çantaya dolduran soyguncular, dükkandan hızla çıkıyor ancak hemen geri dönerek Tokmak’ın kasadaki paraları da vermesini istiyor. Kuyumcudan paraları da alan soyguncular, kapının önünde bekleyen otomobile binerek kayıplara karışıyor.

‘TAVANA ATEŞ EDİP ALTINLARI DOLDURMAMI İSTEDİLER’

Yaşadığı dehşet dakikalarını Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) anlatan kuyumcu ortaklarından Ali Tokmak, maskeli ve silahlı soyguncuların aniden içeri girdiğini belirtti. Tokmak, “Hemen tavana ateş ettiler ve önüme çanta attılar. Sonra tüfekleri bana doğrultarak ‘altınları doldur!’ dediler. Ben altınları çantaya doldururken daha hızlı olmamı aksi takdirde beni öldüreceklerini söylüyorlardı. Daha sonra benim yavaş olduğumu düşündükleri için çantayı kendileri doldurdu ve çıkıp gittiler.” şeklinde konuştu.

Soyguncuların kuyumcunun girişinde silahla tehdit ettiği Adem Çakır da, “Akşam saatiydi, ben de dükkanın önünde oturuyordum. Silahlı 3 kişi Mavi bir arabayla geldiler. Arabadan dışarıya çıkarak silahları bize doğru doğrulttular. Ben o arada kendimi yan tarafa doğru attım.” dedi.

‘KORKUYLA YAŞIYORUZ’

Dükkanın diğer ortağı olan Yıldıray Toksun ise, olayın üzerinden yaklaşık 40 gün geçmesine rağmen çalınan altınlarından herhangi bir haber alamadıklarını söyledi. Toksun, “Mağduruz, kuyumculara yapılan bu zulme karşı önlem alınmalı, artık dükkanımızı açarken bile korkuyla yaklaşıyoruz. 40 gün geçmesine rağmen en ufak bir gelişme yok, bir ipucu, bir delil, hiçbir şey yok. 3 kilo 200 gram altınımız gitmişti, o da bugünkü parayla yaklaşık 300 bin TL ediyor. Yetkililerden bu işin üzerine biraz daha fazla gitmelerini istiyoruz. Özellikle kuyumcu esnaflarına yönelik olan bu saldırılara karşı güvenliğin arttırılmasını istiyorum. Gün geçmiyor ki, hafta geçmiyor ki bir kuyumcu silahlı soyguna maruz kalmasın. Benim dükkanım da Pendik’te önceki gün meydana gelen soygun ile aynı yöntemle soyuldu. Bize gelen soyguncular içeriye girer girmez tavana ateş ettiler. Şükürler olsun ki can kaybımız yok. Güvenliğin arttırılması gerekiyor. Korkumuzdan iş yerimizi geç açıp erken kapatıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu arada, 70 saniye içerisinde gerçekleşen soygun sırasında çevredeki vatandaşları uzak tutmak için bir kez dükkanın tavanına 11 kez de havaya ateş açtıkları belirlenen zanlılar ve çaldıkları 3 kilo 200 gram altının izine henüz rastlanmadı.