25 Ekim 2015 Pazar

İşte, Pendik’teki Basılan Medrese


İstanbul polisi, Ankara’daki saldırıdan sonra bazı adreslere baskın düzenledi. Basılan adreslerden biri olan Pendik’teki Özbek ve Tacik çocukların Kuran eğitimi aldığı medreseyi gezdik

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ankara’daki terör saldırısının ardından IŞİD’e yönelik operasyonlarda geçtiğimiz haftasonu İstanbul’da bazı adreslere baskın düzenledi. Polisin baskın yaptığı adreslerden biri de Pendik’te Özbek ve Tacik çocukların Kuran eğitimi aldığı medreseydi. Milliyet işte o medreseye girdi. Kuran dersi gören, zikir çeken onlarca çocuğun bulunduğu medresede, dini baskılar nedeniyle Türkiye’ye kaçan ailelerin çocukları var. Medresenin sorumlusu Adem Çevik , “Burada IŞİD militanı yok. Burada, silah yok, çatışma bölgelerinin haritası yok. Kaymakamlık ve valilikçe bilinen bir okuluz. İçimize IŞİD sızarsa emniyetle işbirliği yaparız” diyor.

Terörle Mücadele ekipleri, geçtiğimiz haftasonu IŞİD karargahı olduğu iddiasıyla, Pendik’te 3 farklı adrese baskın yapmış, 24’ü çocuk, 53 kişiyi gözaltına almıştı. Milliyet, IŞİD karargahı olduğu iddia edilen Pendik Kaynarca’daki noktalara ulaştı, baskın yapılan adresleri görüntüledi.

‘IŞİD değil IŞIK’

Baskın yapılan yer Çamlıçeşme Mahallesi’nde bir apartman dairesinin giriş katı. Üst katla birleştirilen daire, medrese olarak kullanılıyor. Giriş katındaki geniş alanda dini kitaplar, duvarlarda haritalar var. Üst katta ise idari oda ile mutfak yer alıyor. İkinci katta da yer yatakları bulunuyor. Kuran okuyup namazlarını kılan çocuklar, boş zamanlarında da bilye ve ‘taso’ oynuyor. Merkezin duvarında zikirin nasıl çekileceğini anlatan Arapça levhalar var. Biz oradayken Kuran dersinde olan çocuklar bir yandan da zikir çekiyorlar. Çocukların yaş ortalaması 4-15 arasında. Özellikle 5-6 yaş arasındaki çocuklar çoğunlukta. Bazı çocuklar medresede yatılı kalıyor.

‘Bir alakamız yok’

Türkistan Birliği Derneği ve Özbekler Birliği Derneği Başkanı Adem Çevik medresenin sorumlusu. Bu medrese gibi aynı mahallede 3 tane daha medrese olduğunu belirten Çevik, baskın gecesini şöyle anlatıyor:

“O gece 4 çocuk ve bir de Kuran hocası içerideymiş. Gece 01.00’de çocuklar ve hoca uyurken oluyor baskın. Polisler kapıyı çalıyor, hoca giyinip inene kadar kapıyı kırıyorlar ve gözaltına alıyorlar. Buraya IŞİD karargahı demişler. Orada bir harf hatası yaptıklarını düşünmek istiyorum. Burası IŞIK Kuran Evi. Işık, nur demek. IŞİD’le hiçbir alakamız yok. Tacikistan’dan, Özbekistan’dan siyasi ve dini baskılar nedeniyle Kaçak yollarla Türkiye’ye kaçan kardeşlerimizin çocukları buraya geliyor. Burası bir okul, Kuran ve dil eğitimi alıyorlar. Burada hiç IŞİD militanı yok. Burada CD yok, silah yok, çatışma bölgelerinin haritası yok. Var denildi ama hiçbir şey bulunamadı.”

‘Valiliğin haberi var’
Çevik, Pendik’te 10’a yakın bu şekilde Kuran okulunun olduğunu söylüyor: “Bir tanesi yeni açıldı Selamet Sokağı’nda. 13 kişiyi oradan gözaltına aldılar. 13’ü de buraya yakın bir binadan alındı. 5 kişi de buradan. Başka basılan yer varsa da bilmiyoruz. Bizim burada 30 civarında talebemiz var. Biraz ileride de bir kız medresemiz var, orada da 40 kız öğrencimiz var. Oraya baskın olmadı. Bir başka medrese var, Kavakpınar mahallesinde. Oraya da polisler gelmiş ama arama yapmamışlar. Biz belediyeyle, valilikle iletişim halindeyiz.” 

‘Mahalleliden tepki geliyor’

Baskından sonra mahalledeki komşuların tedirgin olduğunu, selam verenlerin artık selam vermediğini vurgulan Çevik, “Baskın olmadan önce bizimle görüşen mahalleli artık bize ‘Mahallemizin adı çıktı. Siz IŞİD’ci misiniz?’ diye tepki göstermeye başladı. Bu mahallede oturanlar çocuklarını yazın Kuran öğrensin diye bize gönderirlerdi. Şimdi bakışlar bile değişti” diye konuşuyor. 
Çevik,  “Burası İstanbul’un biraz dışında kaldığı için kiralar daha uygun. Ülkesindeki siyasi ve dini baskıdan kaçan kardeşlerimiz buraya geliyor, ev tutuyorlar” dedi.

‘Polis deyince çok korktuk’

15 yaşındaki Abdülaziz Hakimov, polislerin baskın yaptığı gün gözaltına alınanlardan: 
“O gün Kuran okuduk. Namaz kıldık. Sonra da uyuduk. Kapının çalınması üzerine uyandık. Ben camdan baktım. Silahlı kişiler gördüm. Korktuk. PKK’lı olduklarını düşündüm. Sonra ‘Biz polisiz, açın kapıyı’ dediler. Korktuk, açmadık. Camı kırdılar. 15 kişiydik içeride, bir de hocamız vardı. Hepsi benden büyüktü. Hepimizi götürdüler. ‘Burada ne yapıyorsunuz, IŞİD’le bağlantınız var mı?’ diye sordular. 12 saat tuttular. Sonra serbest kaldık.”

Milliyet